Bu ayki yazımda , demokratik kitle örgütlerinin en önemli görevlerinden biri olan kültürel etkinlikler ve festivallerin toplumsal yaşamımızdaki yeri ve önemini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Festival denildiğinde çoğumuzun aklına müzik, eğlence ve konserler gelir. Oysa festivaller bundan çok daha fazlasıdır. Kültür, sanat , edebiyat , doğa , inanç , folklor , dil , tarih ve yerel yaşam değerlerini yaşatan ; toplumun hafızasını diri tutan önemli buluşmalardır. Aynı zamanda insanlar arasında dostluğu , dayanışmayı , paylaşmayı ve birlikte üretmeyi güçlendiren demokratik yaşam alanlarıdır.
Demokratik toplumlarda festivaller , yalnızca eğlenmek için düzenlenen etkinlikler değildir. Farklı düşüncelerin , farklı inançların ve farklı kültürlerin barış içinde bir arada yaşayabileceğini gösteren ortak yaşam zeminleridir. Birbirimizi dinlemeyi , anlamayı ve ortak akılla geleceğimizi kurmayı sağlayan en değerli kültürel miraslardır.
Bizler için ise bunun anlamı çok daha derindir.
Dersim yalnızca bir coğrafyanın adı değildir. Dersim ; kadim bir kültürün , Alevi inancının , doğayla kurulan kutsal ilişkinin , ana dilimizin , deyişlerimizin , Cemlerimizin ve yüzyıllardır süregelen yaşam felsefesinin adıdır. Başta köyümüz RİÇİK olmak üzere , Dersim'in her dağı , her taşı , her pınarı , her ağacı ve her ziyaret yeri bizler için kutsaldır. Bu nedenle Dersim , bizler için yalnızca bir memleket değil ; atalarımızın emaneti , inancımızın , kimliğimizin ve ortak hafızamızın yaşadığı kutsal topraklardır.
2018 yılında büyük bir inanç ve heyecanla başlattığımız Riçik Festivali, sadece bir festival değil ; köklerimizle yeniden buluşmanın, kültürümüze sahip çıkmanın ve dayanışmamızı büyütmenin adı oldu. İlk yılında yaklaşık bin canı kutsal toprağımız Riçik'te buluşturduk. İstanbul'dan üç otobüs, Adana ve Mersin'den iki otobüs dolusu köylümüz hasretle köyüne döndü.
Konserler, halk oyunları, inançsal buluşmalar, paneller, şiir dinletileri ve lokmalar eşliğinde Riçik, yıllar sonra yeniden aynı yüreğin attığı bir mekâna dönüştü. Festivalimiz, yalnızca geçmişi anmak için değil ; Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki, Riçik Festivali sadece bir etkinlik değil ; kimliğimize, kültürümüze ve kutsal topraklarımıza sahip çıkma iradesinin en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarımızdaki yerini almıştır.
Yıllarca baskılara , yasaklara , göçlere ve asimilasyon politikalarına rağmen Dersim kültürü yok olmadı. Çünkü onu yaşatan sadece taşlar ve dağlar değildi ; onu yaşatan halkın vicdanı , inancı ve dayanışmasıydı. Bugün düzenlenen her festival , bu kadim kültürün hâlâ dimdik ayakta olduğunun , kimliğimizden ve değerlerimizden vazgeçmediğimizin sessiz ama güçlü bir ilanıdır.
Ne yazık ki festivallerin tarihsel önemini , toplumsal dayanışmaya katkısını ve kültürel kimliğin korunmasındaki rolünü hâlâ yeterince kavrayamayanlar vardır. Oysa festivaller , bir halkın hafızasını canlı tutar ; genç kuşakların kendi kültürünü tanımasına , ana dilini duymasına , inancını öğrenmesine ve kökleriyle yeniden bağ kurmasına katkı sağlar.
Bugün bizlere düşen görev ; festivalleri yalnızca izlenen etkinlikler olarak görmek değil , onları sahiplenmek , geliştirmek ve gelecek kuşaklara en güçlü şekilde aktarmaktır. Çünkü kültürünü koruyamayan toplumlar , zamanla hafızalarını da kaybederler. Hafızasını kaybeden toplumların ise geleceğini sağlam temeller üzerine kurması kolay değildir.
Dersim'in kutsal topraklarında yankılanan her ezgi , söylenen her deyiş , çekilen her halay , kurulan her dostluk ve edilen her lokma paylaşımı ; yalnızca bugüne değil , yarınlara bırakılan çok değerli bir mirastır.
Dileğim odur ki ; festivallerimiz özünden uzaklaşmadan , ticari kaygıların gölgesinde kalmadan , Alevi inancının barış , eşitlik , paylaşım ve insan sevgisi anlayışıyla yaşamaya devam etsin. Gençlerimiz kendi kültürünü tanısın , ana diline sahip çıksın , yaşlılarımızın birikimi geleceğe taşınsın ve Dersim'in kadim değerleri sonsuza kadar yaşasın.
Çünkü kültürüne sahip çıkan toplumlar ayakta kalır. Köklerine sahip çıkan toplumlar geleceğe güvenle yürür.
Festivaller, geçmişe saygı geleceğe köprü
01 Ağustos 2026, 09:22