İnsanlar düşer, acı çeker, kalkar, doğrulur, sevinir, yeniden konum alır ve yola devam eder. Hayat hep hareket hâlindedir. Bir hikâyedir; başlar ve başka şeylere dönüşerek zamanın akışıyla kol kola ilerler. Bir ömür, sayısız iyi ve kötü yaşanmışlığı içinde toplar. Karmaşık dünyanın kerameti çoktur!.. Doğru yaşamak ve iyi insan olmak uğraşı, büyük dairenin içinde azami bir çabayla insanı yaşama tutundurur, varlığını büyütür.

Hikâye insanın mağaradan çıkışıyla başlar, savaşlarla devam eder ve fil karıncayı ezdi!.. Sonrası; köylerden şehirlere doğru kalabalıklaşarak, yeni argümanlarla daima hareket hâlinde süregelmiştir!.. İnsanın isteğiydi eskinin yerine yeni olanı arzu etme ısrarı; “Edé bese” deyip uzlaşmaz çelişkilerin çatışmasının asli parçası oldu. Bundan sonrası; birileri ayrı kalır, birileri içinde. Biri gider, biri gelir… Sıla olmak, özlemek bu seyrin parçasıdır. Bilinir; zorluk insanı kuşatır ve yaşamın ayrılmazı olur.

Yarım asrı geçti ömür. Yarısı yalnız ve dar alanlarda geçti; hep bir kurtulma çabasıyla!.. Anlatması zor ama merak içerir. Ben size acıları nasıl yaşama dönüştürdüğümü, öfkeyi değil sevgiyi nasıl biriktirdiğimi; kırgınlıklarım ve yalnızlıklarım içinde anlatacağım. Derdimi söyleyeceğim size; dertlerinizi, mutluluklarınızı yazacağım. İnanın, hepsi gerçek!..

Değerli köylülerim ve Avruparicik com sitesinin değerli takipçileri; bu sayfada ayda bir sizinle buluşacağız. Sağlık sorunlarım elverdikçe ve sayfa yöneticilerimizin oluru ile yazılarım artabilir. Kültür, sanat, edebiyat, şiir, felsefe, ekonomi, hukuk, adalet ve özgürlük… Yani demem şu; hayatı işleyeceğiz birlikte… Kadın, çocuk ve diğer toplumsal sorunları ele alacağız. Bilgi doyumsuzdur; öğrenmek ve paylaşmak büyük bir hazinedir, geliştirir, dönüştürür, ileriye taşır. Bu iyidir ve ilgi ister. Köylülerimizin, dostlarımızın ve tüm takipçilerin eleştiri, öneri ve isteklerini beyan ederek gerekli ilgiyi göstereceklerine inanıyorum.

03 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul/Kartal’da bulunan Riçik köyümüzün derneğini ziyarette bulundum. Yeni çıkan kitabımın da sergilendiği bir söyleşi şeklinde gerçekleşen bu ziyaret, harikulade bir gün olarak hak ettiği yerini aldı. İradem dışı yaşadığım olağanüstü koşullardan dolayı, kuruluşundan bugüne ilk kez ziyarette bulundum. Her şeyden uzak ama aslında çok şeyle iç içe geçmiş sıcak karşılama ve sevgi dolu görsel bir tablo… Çok sevindim!..

Uzun yıllar bir makinenin dişleri arasında itici dönen çarkın arasında kalan bedenin sürekli kurtulma mücadelesi son bulduğunda, iyi ve güzel olan her ne varsa onunla karşılaşmanın sevinci büyüktür. Hep derim; esirlikte yıllar, apaş başlı, kılçıl sakallı, kaşları yayılmış, çatık kirpikleri çiviye benzer, canlı canlı insan yutan bir ejderhadır!.. Bileklerimde takılı kelepçeyi bir “altın künye” gibi taşırken yıllar, sabunlu ilmik gibi örülmüş bir boğma ipiyle beni sıkmaya çalışıyordu. Direniş bu minvalde olanlarla başladı!.. Yazmak da öyle… Çünkü silinmeyen izler var!..

Yıllardır görmediğim ve unutuluşa karışmış; yaşları kemale ermiş benden büyük abi ve amcalarım, çocukluk arkadaşlarım, köyden ayrılmamdan sonra doğan ve bugünün gençliği olan kardeşlerim, çevre köylerden hiç tanımadığım değerli dostlarımız ile derneğimizde buluşmak benim için keyif vericiydi. Bir kez daha ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Ayrı kalmanın tadı mı olur? Buluşma anı oldukça duygusal ve acılarla yoğrulmuş bir sevinç taşıyordu. İlkin söyleyeyim; bundan sonra mürekkebin kalemimdeki zorlu akışını gayretimle sayfalara aktaracağım. İsterim ki akan nehrin suyu gibi dizili, yekpare olsun… İsterim ki iyi kavuşmalarımız olsun. Birlik, dayanışma ve hayatın zorluklarını birlikte aşmak…

Yıllar sonra, yakında, köyümüzü görmeye gideceğim. Heyecandan olsa gerek; kalbim damarlarıma kan pompalarken içimdeki ateşin alevleri yükseliyor. Bundan ötürü köyümüz ve yaşamımız için gelecek zamanın ağırlığına dair çok sözüm olacak. Bir demet çiçeğin arasına sıkıştırdığımız sevgiyi, çoklu elleri buluşturma isteğimizdeki aşkı yaşamak hakkımızdır. Bilgiye doyum olmaz. Tarih, kaydettikleri bilinmezler arasında kaybolmasın, unutuşların içinde erimesin. Olur, lazım gelir!..

Özetle; zamanın ruhunu birlikte tanımlayıp, çözümünde birlikte yer alacağız. Köyümüzün, doğup büyüdüğümüz toprakların larvasında büyüyen iyiliği anlatacağız. Ömrümüzü birlikte, omuz omuza güzel yaşamak dileğiyle…