Z KUŞAĞININ ÖFKESİ BÜTÜN AVRUPA KITASINA YAYILMAYA BAŞLADI

Günlerdir, hatta Fransa’da haftalardır devam eden protesto yürüyüşleri ve sokak gösterileri, Avrupa’nın diğer ülkelerine de sıçrayarak yeni bir ivme kazanmış oldu. Fransa’da başlayan geniş kitle eylemleri, ardından İtalya, İspanya, Belçika ve Arnavutluk’a da yayılarak diğer Avrupa ülkelerini de etkilemeye başladı. Fransa’da güvenlik güçleriyle protestocular arasındaki mücadele adeta sokak savaşlarına dönüştü. Bu durumu “sakinleştirmek” için Fransa hükümeti, sokağa çıkmayı yasaklamanın dışında, olaylara müdahale etmek amacıyla orduyu da sokağa sürmek zorunda kaldı. Benzer eylemler, 31.10.2026 tarihi itibarıyla Almanya’nın 30’dan fazla büyük şehrinde, “Gen Z regelt” gençlik inisiyatifi tarafından organize edilen protestolarla devam etti. 31 Ekim 2026 tarihinde 34 şehirde gerçekleştirilen protesto eylemlerine ve yürüyüşlere yüz binlerce kişi katıldı.

(Fotoğraf Hamburg’da yapılan protesto eyleminde çekilmiştir.) Almanya İçişleri Bakanlığı, polis teşkilatı ve çeşitli kurumlar, protestolar öncesinde yaptıkları açıklamalarda eylemlerin “barışçıl bir şekilde” gerçekleştirilmesi temennisinde bulunarak şiddete başvurulmaması gerektiği yönünde telkinlerde bulundular. Ancak pratikte görüldü ki Almanya’da da polis şiddeti ve engelleme çabaları eksik kalmadı. Tüm şehirlerde protestoları ve yürüyüşleri engellemek ya da katılımı mümkün olduğunca azaltmak amacıyla polis engelleri oluşturuldu.

Daha protestolar başlamadan, bir gün öncesinden itibaren, eylemlere katılabilecekleri düşünülen yabancılar sınırlardan geri çevrildi. Köln’de yapılmak istenen protesto yürüyüşü ise “bazı maskeli kişilerin kortejde bulunduğu ve patlayıcı sis bombalarının olduğu” gerekçesiyle yasaklandı. On binlerce katılımcı, bu engeli aşmak için eylemlerini ancak Ren Nehri kıyısındaki bir alanda miting şeklinde gerçekleştirebildi.

(Fotoğraf Hamburg’da yapılan protesto eyleminde çekilmiştir.) “Gen Z regelt” (Z kuşağı), genel olarak 1995 ile 2010 yılları arasında doğan gençlik kesimini temsil etmektedir. Bu gençlik hareketinin talepleri ise şöyledir: * Eğitim sistemine daha fazla ödenek ayrılması, eğitim ve öğretim koşullarının öğrencilerin lehine iyileştirilmesi. * Sağlık, iklim ve çevrenin korunmasına daha fazla yatırım yapılması ve önem verilmesi. * Sosyal yaşamı kolaylaştırmak amacıyla daha fazla maddi katkı sağlanması ve insanca yaşam koşullarının iyileştirilmesi. * Ayrıca Almanya’da yakın dönemde yasalaşan zorunlu askerlik görevinin iptal edilmesi. Z kuşağının dile getirdiği bu talepler, insanların yaşam koşullarını iyileştirmeye ve daha adil bir gelecek kurmaya yöneliktir. Bütün zenginliklerine rağmen Avrupa’da, başta gençler olmak üzere herkesin daha iyi bir yaşam istemesinden daha doğal ve haklı ne olabilir? Bu anlamda, bizler Avrupa’da yaşayan göçmenler olarak Z kuşağı`nın haklı mücadelesinin ve taleplerinin yanında olmamız gerektiğine inanıyorum. Yaşadığımız bölgelerde gerçekleştirilecek bu tür protesto eylemlerine katılarak dayanışma göstermemizin de önemli olduğunu düşünüyorum.

Nihat Bakış