YAZARLAR

Berlin İklim Konferansı’nın Ardında

Köyümüze çok geniş alanlar güneş enerji santraline uygundur. Büyük bir güneş enerji santraliyle sadece köyümüzün ihtiyaçlarını değil, çevre köylerin de elektrik ihtiyacını sağlayacak bir potansiyelimiz vardır. Yapılması gereken ilk iş, böyle bir tesisi kurmanın hukuki ve maliyetini öğrenmek ve araştırmaktır.

Berlin İklim Konferansı 21-22 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi. Bu toplantının önemini, doğa ve iklime yönelik alabileceği kararlara ilişkin düşüncelerimi anlatma gereği duyuyorum.
Birleşmiş Milletler İklim Komitesi’nin (COP30) bir parçası olarak yapılan bu konferans, aynı zamanda 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da yapılacak bir uluslararası iklim ve enerji konferansının bir hazırlığı niteliğindeydi. Bu konferansın hedefleri konusunda sitemizin okuyucularına biraz bilgi vermek istiyorum.
Toplantıya yaklaşık 30 ülkeden yüzlerce temsilcinin katıldığı bu alt konferansın amacının, kasım ayında Antalya’da yapılacak toplantıya bir hazırlık niteliğinde olduğunu belirttim. Antalya’daki ana konferansa yaklaşık 40 ülkeden 400 kadar bakan ve uzman kişi katılacak.
Antalya’daki konferansta konuşulacak konuların esası olarak iklim değişikliklerine çare aramak ve uluslararası alanda yenilenebilir enerji kaynaklarına gerekli önemi vermek amaçlanıyor. Bu amaçlara uygun olarak Berlin’de yapılan konferansta mevcut bilgiler şu şekilde öne çıkıyor: Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) kurum başkanı Francesco La Comer’in verdiği bilgiye göre, 2025 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımla elde edilen enerji miktarı 692 gigavat seviyesine ulaşmıştır. Bu miktar, şu ana kadar elde edilen enerjinin yıllık bazda rekor seviyeyi işaret ediyor. Aynı zamanda 2025 yılında yapılan yatırımlarla elde edilen enerji miktarı, bu alanda üretilen toplam enerjinin %15,5 gibi bir seviyeye ulaştığını ifade ediyor.
Başkanın tespitine göre dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen enerji miktarı şu an itibarıyla 5149 gigavat seviyesine çıkmıştır. Francesco La Comer, bu miktarın dünyadaki toplam enerjinin yarısına yaklaştığını söylüyor.
Sitemizi takip eden üye ve okurlarımız haklı olarak şöyle bir soru sorabilirler: İyi güzel de bu konuların Ricik ile alakası ne?
Elbette adı geçen konferans ve rakamların doğrudan köyümüzle alakası yok. Ancak bizler de dünyadan bağımsız, başka gezegenlerde yaşamıyoruz. Dolayısıyla dünyadaki her değişiklik (iklim, çevre ve sağlıklı gıdaya erişim vb.) bizi de ilgilendiriyor. Biz de kendi imkânlarımızla dünyada gelişen olaylara ve gelişmelere göre mevzi almak zorundayız.
Aynı amaçlar için köyümüzde, yukarıda ifade ettiğim gibi bazı konularda kendi lehimize yapacağımız faaliyetler mutlaka vardır.
Derneğimizin programında olduğu üzere, benim de dönem dönem çeşitli toplantı ve konuşmalarımda güneş enerjisinden yararlanma konusunda hep bir talebim olmuştur. Bu talebimin gerekliliği her gün biraz daha önem kazanıyor.
En basit ve mikro seviyede kurduğumuz güneş enerji tesisimizle, ağaçlandırdığımız bölgeye su pompalama işini kendi enerjimizle (güneş enerjisi ile) sağlayabiliyoruz.
Köyümüze çok geniş alanlar güneş enerji santraline uygundur. Büyük bir güneş enerji santraliyle sadece köyümüzün ihtiyaçlarını değil, çevre köylerin de elektrik ihtiyacını sağlayacak bir potansiyelimiz vardır. Yapılması gereken ilk iş, böyle bir tesisi kurmanın hukuki ve maliyetini öğrenmek ve araştırmaktır. Olanaklar ortaya çıkınca her iki derneğimizin önderliğinde böyle bir tesisin çalışmalarına başlamalıyız. Böyle bir faaliyet sadece köyümüzde önemli bir gelir ve istihdam imkânını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda yaşadığımız dünyada ve çevremizde bozulan iklim ve çevre sorununa az da olsa iyileştirme yönünde fayda sağlayacaktır.
Dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme, artık fosil kaynaklı enerjiden de kurtulmanın en etkin yoludur.
Enerji tüketimi konusunda ileri sanayi ülkesi Almanya’nın yıllık yenilenebilir enerji üretimi 256,9 milyar kilovat saattir. Bu miktar Almanya’da üretilen tüm elektrik üretiminin %58,6’sına denk geliyor (ARD’nin 8.3.2026 tarihli haberinden alınmıştır).
Benzeri değerler diğer Batı Avrupa ülkelerinde de yaklaşık aynıdır.
Türkiye son yıllarda güneş enerji alanında çok önemli gelişme kaydetmesine rağmen hâlen eldeki geniş potansiyelinin altında kalmaktadır.
Türkiye’de güneş enerjisi üretimi, eldeki istatistiklere göre 9.319 MW seviyesindedir. Bu miktar küçümsenemez bir seviye olup dünyada şu an 11. sıradadır.
Biz de eldeki imkânlarımızı kullanarak Ricik’te büyük bir güneş enerji santralini kurabiliriz. Bu hiç hayal değil, tam tersine olanaklıdır. Önemli olan bu işin bir araştırmasını yapmak ve organize etmektir.
Ricik’in çok yetenekli, yetişmiş teknik elemanı bu işin üstesinden gelebilir. Ben buna inanıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu